Vaka İncelemesi: Bölüm I- Türk Hukukunda Dökme Yükte Eksik Teslim ve Geminin İhtiyati Haczi

Yusuf Gümüş 6 dakika okuma
Vaka İncelemesi: Bölüm I- Türk Hukukunda Dökme Yükte Eksik Teslim ve Geminin İhtiyati Haczi

Türk Hukukunda Dökme Yükte Eksik Teslim ve Geminin İhtiyati Haczi: Bir Vaka İncelemesi (İngilizce Aslından Çevirilmiştir)

Bu vaka incelemesinde, Yusuf Gümüş Hukuk Bürosu tarafından yürütülen bir dosyadan hareketle, dökme üre yükünün eksik tesliminden kaynaklanan bir deniz alacağı nedeniyle Türkiye’de geminin ihtiyati haczi süreci ve donatan tarafından ileri sürülen “%2 ticari fire toleransı” savunması ele alınmaktadır.

Giriş

İncelemeye konu gemi ihtiyati haczi süreci Yusuf Gümüş Hukuk Bürosu tarafından yürütülmüştür. Yargılama, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir dava olmayıp Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ile İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren ihtiyati haciz ve icra hukuku kurallarıyla sınırlıydı.

Bununla birlikte dosya, özellikle dökme yük taşımalarında donatanın Türk Hukukunda bulunduğunu ileri sürdüğü ticari fire oranlarına dayanıp dayanamayacağı bakımından dikkat çekici bir hukuki tartışma ortaya koymuştur.

Türkiye’de Geminin İhtiyati Haczinin Temel Şartları

TTK kapsamında geminin ihtiyati haczinin talep edilebilmesi için öncelikle bir “deniz alacağı” bulunmalıdır. Deniz alacağı kavramı TTK m. 1352’de ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir ve 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme’de sayılan deniz alacaklarıyla uyumludur.

Dökme yükün eksik teslimi bakımından özellikle geminin işletilmesinden kaynaklanan zıya veya hasar, eşya veya yolcu taşınmasına ilişkin sözleşmeler ile gemide taşınan eşyanın zıyaı veya hasarından doğan talepler önem taşır. Talebin konişmentoya veya çarter partiye dayanması, somut olayda olduğu gibi, bu kapsamda değerlendirilebilir.

İhtiyati haciz geçici nitelikte bir hukuki koruma tedbiridir. Bu aşamada uyuşmazlığın esası hakkında tam ispat aranmaz. Mahkemenin, belirli bir zararın meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğuna ilk bakışta (prima facie) kanaat getirebilmesini sağlayacak delillerin sunulması yeterlidir. Eksik yük miktarını gösteren belgeler ile ticari fatura bu bakımdan önem taşır.

TTK m. 1369’daki şartların da gerçekleşmesi gerekir. Ayrıca talepte bulunan tarafın 10.000 SDR tutarında sabit teminat göstermesi ve Türk mahkemelerinin ihtiyati haciz bakımından yetkili olması gerekir.

Yabancı bayraklı bir gemi bakımından ihtiyati haciz kararı, geminin Türkiye’de demirlediği, şamandıraya veya tonoza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesinden talep edilebilir. Uygulamada geminin ilgili mahkemenin yetki çevresinde bulunduğunun Liman Başkanlığı tarafından teyit edilmesi ve mülkiyet bilgilerinin temin edilmesi önem taşır. Bu nedenle ihtiyati haciz başvurularında zamanlama kritik önemdedir.

İhtiyati haciz kararının üç iş günü içerisinde icra edilmesi gerekir. Aksi hâlde karar uygulanabilirliğini kaybeder. Haczin uygulanmasını takip eden bir ay içerisinde de esas takibin başlatılması gerekir.

Donatan, ihtiyati haciz kararına usul hukuku çerçevesinde itiraz edebilir ve geminin serbest bırakılması amacıyla teminat gösterebilir. Bununla birlikte ihtiyati haciz aşamasında uyuşmazlığın esasının bütünüyle tartışılması mümkün değildir.

Somut Olay

Taraflar arasında bir sefer çarteri sözleşmesi bulunmaktaydı. Sözleşmede yük miktarının hem yükleme hem de tahliye limanında müştereken gerçekleştirilecek draft survey (draft sörveyi) ile belirleneceği kararlaştırılmıştı.

Çarter parti ayrıca Londra tahkimi ve İngiliz Hukukunun uygulanmasına ilişkin hükümler içeriyordu.

Dökme üre yükü gemiye yüklendikten sonra kaptan, draft survey sonucunda belirlenen ağırlığı gösteren konişmentoyu imzaladı. Konişmentoda “weight/quantity unknown” (ağırlık/miktar bilinmemektedir) şeklinde olağan bir çekince bulunmaktaydı.

Tahliye limanında üç ayrı draft survey gerçekleştirildi ve bunların tamamında eksik teslim tespit edildi. Kantar ölçümü ise daha yüksek bir eksikliğe işaret etmekteydi. Üç draft survey raporunun tamamı kaptan tarafından karşılıklı olarak imzalanmıştı.

Tespit edilen eksiklik oranı %1’in altındaydı.

Uyuşmazlık: %2 Ticari Fire Savunması

Yük ilgilileri, kantar ölçümünde ortaya çıkan daha yüksek miktarı değil, draft survey sonucunda tespit edilen eksikliği esas alarak tazminat talep etti.

Donatan ve P&I Kulübü ise Türk Hukukunda %2 oranında bir ticari fire toleransı bulunduğunu ileri sürerek sorumluluğu reddetti. Bu savunma, üç Türk istinaf mahkemesi kararına ve çeşitli ticaret odalarının internet sayfalarında yer alan fire oranlarına dayandırıldı.

Geminin İzmir’de İhtiyaten Haczi

Yük ilgilileri geminin seyrini takip etti ve gemi İzmir Limanı’na yaklaşırken alacaklarını teminat altına almak amacıyla ihtiyati haciz talebinde bulundu.

İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla talebi kabul etti ve gemi İzmir Limanı’nda ihtiyaten haczedildi.

Geminin serbest bırakılması için donatan nakit teminat göstermek zorunda kaldı. İcra Mahkemesi, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilinceye kadar ortaya çıkabilecek ilave zararları da dikkate alarak teminatın talep edilen alacağın %150’si oranında olmasına karar verdi. Teminatın sağlanmasının ardından gemi serbest bırakıldı.

Donatan daha sonra ihtiyati haciz kararına itiraz ederek kararın kaldırılmasını talep etti. Duruşmada temel savunması, Türk Hukukunda dökme yükler bakımından %2’ye kadar yerleşik bir ticari fire toleransı bulunduğu ve somut olayda eksiklik bu sınırın altında kaldığından ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğu yönündeydi.

Mahkeme itirazı reddetti ve ayrıntılı bir gerekçeli karar verdi.

Donatanın Hukuki Dayanakları

Donatanın maddi vakıalara yönelik itiraz imkânı sınırlıydı. Kaptanın bütün draft survey raporlarını imzalamış olması nedeniyle yükte eksiklik bulunduğu hususu güçlü biçimde belgelenmişti.

Bu nedenle savunma esas olarak Türk Hukukunda dökme yükler bakımından bulunduğu ileri sürülen “%2 ticari fire toleransı” üzerinde yoğunlaştı.

Bu savunmada TTK m. 1182’de yer alan, eşyanın hacim veya tartı itibarıyla kendiliğinden eksilmesi yahut eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliğinden kaynaklanan zararlar bakımından taşıyana tanınan karineler ile ticari teamüle ilişkin görüşlere dayanıldı.

Çeşitli ticaret odalarının yayımladığı bilgilerde, üre dahil bazı gübre ürünlerinin deniz yoluyla taşınmasında belirli fire oranlarına yer verildiği ileri sürüldü. Ayrıca dökme yüklerde kuruma, buharlaşma, doğal eksilme, dökülme veya farklı ölçüm yöntemleri nedeniyle yükleme ve tahliye miktarları arasında fark oluşabileceği savunuldu.

Yük İlgililerinin Cevabı

Yük ilgilileri öncelikle, ticari fire toleransının uygulanıp uygulanmayacağı meselesinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olduğunu ve ihtiyati haciz yargılamasında karara bağlanamayacağını ileri sürdü.

Çarter parti uyarınca uyuşmazlığın esasına İngiliz Hukuku uygulanacak ve uyuşmazlık Londra Tahkiminde çözülecekti. Bu nedenle donatanın maddi hukuka ilişkin savunmalarının da esas yargılamasında, ilgili hukuk uygulanarak incelenmesi gerektiği savunuldu.

Türk Hukukunun somut aşamadaki uygulamasının geminin ihtiyati haczine ilişkin usul kurallarıyla sınırlı olduğu; Türk mahkemesinin incelemesinin, meydana gelmiş olması muhtemel zarara ilişkin yeterli delil bulunup bulunmadığı üzerinde yoğunlaşması gerektiği belirtildi.

Yük ilgilileri ayrıca, tartışmanın doğru mercii olmamasına rağmen, İngiliz Hukukunda da dökme üre yükleri için donatan lehine otomatik olarak uygulanan sabit bir yüzde oranında fire toleransı bulunmadığını ileri sürdü.

Son olarak, Türk Hukukunun uygulanacağı varsayılsa dahi ticari fire oranının otomatik biçimde uygulanamayacağı ve bu meselenin uyuşmazlığın esasını inceleyen yargı merciince değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

İzmir Denizcilik İhtisas Mahkemesinin Yaklaşımı

Mahkeme, konişmentoda “weight/quantity unknown” kaydı bulunmasına rağmen, taraflar arasında yükün ağırlığının nasıl belirleneceğini açıkça düzenleyen ve varlığı tartışmasız olan bir çarter parti bulunduğunu dikkate aldı.

Çarter parti hükümlerinin açık olduğu ve donatanın eksik teslimin gerçekleşmediğini ortaya koyamadığı değerlendirildi.

Kararın önemli yönlerinden biri, hâkimin uyuşmazlığın esasına ilişkin davada hangi yargı merciinin yetkili olduğu ve hangi hukukun uygulanacağı konusunda bir belirleme yapmaktan özellikle kaçınmasıdır. Kararda yalnızca yük ilgililerinin İngiliz Hukuku ve Londra Tahkimi konusundaki beyanlarına atıfta bulunuldu.

Böylece Mahkeme, ihtiyati haciz yargılamasının sınırları içerisinde kalarak, uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuki tartışmanın yetkili merci önündeki esas yargılamasında yapılması gerektiği yaklaşımını benimsedi.

Değerlendirme ve Devam Eden Hukuki Tartışma

Bu vaka, geminin ihtiyati haczi gibi geçici hukuki koruma tedbirleri ile uyuşmazlığın esasına uygulanacak maddi hukuk arasındaki ayrımın önemini göstermektedir.

Aynı zamanda dökme yük taşımalarında “ticari fire” kavramının her somut olayda otomatik olarak uygulanabilecek sabit bir yüzde sınırı oluşturup oluşturmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Bir sonraki incelememizde şu soruyu ele alacağız:

“Uyuşmazlığın Türk Hukukuna tabi olduğu ve Türk mahkemelerinin uyuşmazlığın esası bakımından yetkili olduğu varsayımında, donatan dökme yükler için Türk Hukukunda bulunduğu ileri sürülen ticari fire oranlarına dayanabilir mi?”

Hukuki Notlar

[1] Tarafların Türkiye’de yerleşik olması veya Türk hukukuna göre kurulmuş olması şartının aranmaması, Türkiye’nin 1999 Cenevre tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme’ye taraf olmasıyla da bağlantılıdır.

[2] Kaynak metinde, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi çerçevesinde Londra’da verilen hakem kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi hususuna atıf yapılmaktadır.

Tümünü inceleyin

Sürdürülebilir Gemi Geri Dönüşümünü İleri Taşımak: Hong Kong Sözleşmesi'nin (HKC) Gerekliliği

Denizcilik sektörünün temel direklerinden gemi geri dönüşümü, çevre ve güvenlik bakımından kritik önemdedir. Önümüzdeki 18 ayda yürürlüğe girmesi beklenen Gemilerin Güvenli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümüne İlişkin Hong…

Devamını okuyun: Sürdürülebilir Gemi Geri Dönüşümünü İleri Taşımak: Hong Kong Sözleşmesi'nin (HKC) Gerekliliği